HAKKÂRİ’DEKİ PARİS’Lİ: FERİT EDGÜ

 Tarih: 17-01-2019 08:46:19   Güncelleme: 17-01-2019 10:44:19
HAKKÂRİ’DEKİ PARİS’Lİ: FERİT EDGÜ
“Yaralı zamanların yazarıdır”... “Kuşağına bağlılığını her zaman dile getiren, asla taviz vermeyen bir isimdir,” derler Ferit Edgü hakkında…

TEMEL DEMİRER

 

“Kitapları da dostlarını

seçer gibi seçmeli kişi,

öyle değil mi?”

 

“Yaralı zamanların yazarıdır”...

 

“Kuşağına bağlılığını her zaman dile getiren, asla taviz vermeyen bir isimdir,”derler Ferit Edgü hakkında…

 

O çok genç yaşında keşfetti Rimbaud’nun, Lautréamont’un şiirlerini, Fransızca çeviriler yaptı sonra. Birçok kitabının ilk baskılarına sahip olduğu Artaud’yu da oldukça erken yaşlarda okudu.

 

Van Gogh, kendi deyimiyle ilk gördüğünden bu yana yakasını bırakmadı. Ki onunla ilgili yazdığı bir kitabı da vardı.

 

Fikret Mualla üzerine ilk yazıyı yazan, o olmadıysa da Semiha Berksoy’un resimleri üzerine ilk yazıyı o yazdı ve onun serüvenini ömrünce izledi.

 

“XX. yüzyıl sanatı, aslında, kimi zaman birbirine eklemlenerek, kimi zaman birbirinden koparak, sayısız kez yeni açılımların, köklü değişikliklerin, tek sözcükte devrimlerin tümünün, bir arada ifadesidir,”[4] diyen O, çağlara ve akımlara yetkin birer tanıklıktı, düpedüz sıkı bir kaynaktı.

* * * * *

23 Şubat 1936’da İstanbul’da doğdu. İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’nde başladığı eğitimini Paris’te sürdürdü (1959- 1964). Acedemie du Feu’de seramik öğrenimi gördü. Sorbonne’da felsefe, Louvre’da sanat tarihi kurslarına katıldı.

 

Yedek subay öğretmen olarak Hakkâri ve Beypazarı’nda askerlikten sonra (1967), bir yıl daha Paris’te kalıp İstanbul’a yerleşti (1968).

 

Öykü yazarlığının yanı sıra, resim eleştirileri ve denemeleriyle ün yaptı. ‘Kaynak’ dergisinde edebiyata adım attı. 1952-1953 yıllarında şiirler yazdı. Ama ilk öyküsü Ocak 1954’te ‘Yeni Ufuklar’ dergisinde çıktı. Aynı yıllarda ‘Şairler Yaprağı’ (1954), ‘Mavi’de de şiirleri yayımlandı (1954). Daha sonraları ‘Yeni Ufuklar’, ‘Vatan Sanat Ek’i, ‘Mavi’, ‘Pazar Postası’, ‘Dost’taki öyküleriyle (1954-1959); ‘Ataç’, ‘Yeni Dergi’, ‘Eylem’, ‘Papirüs’, ‘Ant’, ‘Soyut’, ‘Milliyet Sanat’, ‘Hürriyet Gösteri’ dergilerindeki deneme ve incelemeleriyle tanındı. 1977’de Ada Yayınları’nı yönetiyordu.

 

FERİT EDGÜ ESERLERİ

Roman

‘Kimse’ (1976), ‘O/Hakkâri’de Bir Mevsim’ (1977), ‘Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı’ (1988)…

Öykü

‘Kaçkınlar’ (1959), ‘Bozgun’ (1962), ‘Av’ (1968), ‘Bir Gemide’ (1978), ‘Çığlık’ (1982), ‘Binbir Hece’ (1991), ‘Doğu Öyküleri’ (1995), ‘İşte Deniz, Maria’ (1999), ‘Do Sesi’ (2002), ‘Avara Kasnak’ (2005), ‘Nijinski Öyküleri’ (2007)…

Senaryo

‘Hakkâri’de Bir Mevsim’ (O adlı romanından senaryo, Onat Kutlar ile birlikte)…

Deneme

‘Tüm Ders Notları’ (1978), ‘Yazmak Eylemi’ (1980), ‘Şimdi Saat Kaç?’ (1986), ‘Yeni Ders Notları’ (1991), ‘Seyir Sözcükleri’ (1996), ‘Devam’ (2001), ‘Sözlü/ Yazılı’ (2003), ‘İnsanlık Hâlleri’ (2003)…

Şiir

‘Ah Minel Aşk’ (1978), ‘Dağ Şiirleri’ (1999)…

Anı

‘Görsel Yolculuklar’ (2003)…

Biyografi

‘Abidin’ (2003), ‘Avni Arbaş’ (2001), ‘Osman Hamdi-Bilinmeyen Resimleri’ (1986)…

Çocuk Kitabı

‘Doğa Dostları’ (2004)…

Çeviri

‘Düşüş’ (Albert Camus, 1961), ‘Godot’yu Beklerken’ (Samuel Beckett, 1963), ‘Bugünün Dünyasında Felsefe’ (Jean Wahl, 1965), ‘Aydınlar ve Toplum,’ (Antonio Gramsci, V. Günyol , B. Onaran’la, 1967), ‘Amerika: Şiirler’ (Allen Ginsberg, Lawrence Ferlinghetti, 1976)…

Monografi

Abidin Dino, Yüksel Arslan, Van Gogh, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Füreya, Aliye Berger, Ergin İnan, Fikret Mualla, Avni Arbaş üzerine yayımlanmış monografileri vardı.

 

‘Bir Gemide’ kitabıyla 1979 Sait Faik Hikâye Armağanı, ‘Ders Notları’yla 1979 TDK Deneme Ödülü, ‘Eylül’ün Gölgesinde Bir Yazdı’ başlıklı yapıtıyla Sedat Simavi 1988 Edebiyat Ödülü’nü aldı. Ayrıca ‘O’ başlıklı romanı, ‘Hakkâri’de Bir Mevsim’ adıyla ve Onat Kutlar’ın senaryosuyla sinemaya uyarlandı. 33. Berlin Film Festivali’nde (1983) ve 2. Akdeniz Kültürleri Film Festivali’nde ödüller aldı (1984).

* * * * *

Denilebilir ki Ferit Edgü çağdaş edebiyatın önemli adlarından, kalemlerindendir.

 

“İyi bir yazar olmanın ötesinde hiçbir umut beslemiyordum. Çok erken yaşlarda, öylesine büyük şair ve yazarın dünyasına girmiştim ki, nasıl ezilip yok olmadım, şaşarım. Bunca yılın sonunda hiçbir şey kaybetmedim. Kazançlarımı ise bilmiyorum. Çünkü yazmak bana mutluluk vermedi. Ama dengemi yazarak sağladım. Ve haksızlık etmeyeyim, sayısı çok olmasa da, bazı metinler, beni sözcüğün her anlamında, doyuma ulaştırdı. Az şey değil,”vurgusuyla ekler:

 

“Beni yazmaya iten okuma oldu. Okumaya itense yalnızlık, mutsuzluk. Yalnızlığın en korkuncu çocuk yalnızlığı, çocuk mutsuzluğu. Yaşadığım dünyadan kaçmak, kurtulmak istiyordum. Böylece, nasıl oldu bilmiyorum, yavaş yavaş, kendi kendime okuma yazma ve hesap (dört işlem) öğrendim. Okula gitmeden okuyor, yazıyor ve hesap yapabiliyordum. Hiç bir şeyi anlamadan, eve gelen gazeteyi (yanılmıyorsam Tan) okuyordum. Savaş yıllarıydı. Savaş haberlerini okuyordum. Babam okumaya meraklı olduğumu görünce kitap almam için para verdi, ama beni bir kitapçıya götürüp kitap seçmedi. Onu da kendim yaptım. Bu uzun ve acıklı bir öyküdür. Bir şansım oldu, hiç kötü kitap, yani piyasa romanları okumadım. Hemen hemen hiç...”

 

Bu kapsamda denilebilir ki, Onun eseri bir bütündür... Çok yönlü kültür birikimi, resim sanatıyla, dünya edebiyatıyla içli dışlılığı... Evrenselliğe pupa yelken yolculuğu ile yerel olanın derinine inmesi... Çağdaş olanı, geleneksel olanla ve tarih bilinciyle buluşturması... Bunlar gibi nice özellikler, onun çok yönlülüğüne işaret etse de eserinin bir bütün olduğunu gözden kaçırmamalı. Bu bütün, düşün içindeki gerçeği; gerçeğin içindeki düşü aramaktır...

 

Sakın ha, düş deyince “rüyayı” kastettiğim sanılmasın... O gözleri açık düş gücünü kullanıyor. Bunu yaparken insan ruhuna, insan ruhunun derinliklerine, farklı coğrafyalara tarihlere, farklı edebiyat eserlerine, farklı kültürlere yolculuklara çıkıyor. Bu yolculukta sözcüklerle dille didişiyor, kendiyle ve çevresiyle hesaplaşıyor. Roman, öykü, şiir, deneme...

 

Hiç fark etmez. Öz-üslup-biçem, yok öyle bir derdi!

 

Yalınlık, doğallık ve son yıllarda yoğunlaştığı minimalizm... Ama yine de varsa yoksa düşün içindeki gerçeği; gerçeğin içindeki düşü aramaktır…

 

Ve Ferit Edgü’nün tüm yazma eylemi, “Niçin yazıyorum” sorusuna yanıt aramak içindir.

 

Zaten o, oldum olası, yanıtları değil soruları yeğlemiştir. Uyumu değil çatışmayı; gölleri değil okyanusları, rüzgârı değil fırtınaları, uçakla çıkılan değil, masa başı kalemle çıkılan yolculukları; bulmayı değil aramayı yeğlediği gibi...

 

Tıpkı onun için çağdaşlığın yolu geleceği düşlemek kadar geçmişi düşünmekten geçtiği gibi...

 

Bizim kestirmeden söylediğimizi O kendince soruyor. ‘Şimdi Saat Kaç’ başlıklı kitabındaki “Susmuyordu, Ağlıyordu” yazısında.

 

“Bazı yazarlar vardır, yazı masasının başına oturduklarında kendilerine ilk sordukları soru: ‘Niçin yazıyorum?’dur. Doğrusu, yazmak için binbir neden varsa, yazmamak için biniki neden vardır bu tür yazarlar için: Yazmak çözülmüş bir sorun değil, her yazmaya oturuşta çözülmesi gereken sorunlar yumağıdır,” dedikten sonra şöyle devam eder:

 

“Yazar, her şeyi bilen, çözümleri ve bileşimleri gerçekleştirmiş, çıkacağı yolculuğun haritasını çizmiş; pusulasını, usturlabı, basınç ve derinlik-ölçerini yedeğine almış kişi değildir. Böylesi bir yolculukta bunların işine pek fazla yaramayacağını bilir. Dahası kendisini yanıltacaklarını, yanlış yol gösterebileceklerini düşünür. Can yeleği de yoktur bu tür yazarların. Okyanusa açılmayı aklına koymuş bile olsa. Tüm güvencesi kendisidir. Bir de kendisi gibi böylesi yolculuklara çıkmış olanlar. Ama bu güvenceye sahip olmak için, geceyle tan ağartısı arasındaki çizgide ilk ve son sorusunu sormak gerekliliğini duyar: Niçin yazmak?”

 

Bunlar böyle olduğu için Hakkâri’deki bir Paris’lidir ve Hakkâri Onun yazın hayatında çok önemlidir.

* * * * *

Hatırlar mısınız? “Paris Hakkâri’yi, Hakkâri edebiyatı verdi bana,” demişti bir konuşmasında…

 

“Bugünmüş gibi hatırlarım. Bir gece pencerenin kepenklerini kapatmayı unutmuşum. Uyandım, odanın içi aydınlık. Fakat gün ışığına da benzemiyor. Kalktım pencerenin önünde durdum. Karşımda o güne değin görmediğim bir ay ışığı. Belki, daha sonra Hakkâri’yi kazazede bir denizci olarak yazmamdaki çıkış noktası o andır. Beykoz’daki yalıda, benim yattığım odada, mehtap günleri perdeyi çekmezdim ki ay ışığı odaya girsin, beni uyandırsın, diye. Bir an, uyku sersemliğiyle kendimi Beykoz’daki yalıda sandım. Kar üzerindeki mehtabı ilk kez görüyordum. Ortalık bembeyaz. Hiçbir ev, ağaç, tümsek, kaya görülmüyor. Kar her yeri örtmüş. Tüyler ürpertici bir görüntü. Bir tansık! Nerede olduğumu anlamak için bir süre geçmesi gerekti... Sanrı gibi bir şeydi. O gece uyuyamadım. Ay batıp gün doğduğunda ağlıyordum; bambaşka bir insandım… Daha sonra kurtları da yaşadım, insanları da yaşadım, ölümleri, çocukların ölümlerini de yaşadım -bütün bunları yaşamışsanız, siz artık, aynı insan değilsinizdir. Yaşamımda ilk kez, hatta son kez, dillerini anlamadığım insanlarla birlikte, onların yaşamlarının bir tanığı olarak değil, hayır, onların dertlerinin bir parçası olarak yaşadım,” satırlarını kaleme aldığı Hakkâri’de; “Edebiyatın cehennemini seçti”Sennur Sezer’in ifadesiyle…

 

Oraya ilişkin yazdıkları konusunda, “Bu kitapta yazılı olanları anlamakta güçlük çekebilirsin.. çünkü anlamak ortak bir dil gerektirir.. ortak dil ise ortak yaşam/ ortak bilgi/ ortak birikim/ ortak düş, kimi yerde, ortak düşüş demektir.. ama diyebilirsin ki bana yabancı olanı arıyorum ben..öyleyse yolun açık olsun.. ama gene de bu kitabı okurken elinin altında, büyük gezginlerin sözlükleri, andaçları bulunsun derim,” notunu düşen Ferit Edgü, Hakkâri’de yaşadıklarını yazdı ve Onun Hakkâri’yle kurduğu düşsel yolculukları hiçbir zaman bitmedi. (Onat Kutlar 1983’te, bu romanın senaryosunu yazdı, Hakkâri’de Bir Mevsim böylece filme çekildi...)

* * * * *

Kimsenin inkar edemeyeceği üzere ‘Hakkâri’de Bir Mevsim’de, muhteşem bir kalem işçiliği yapmıştı Ferit Edgü.

Onun romancılık bakımından farklı bir tarzı vardır ve aslında bu roman, aynı zaman şiir kitabıdır da… Gelin dizelerle aktaralım, düz yazıyı:

“Zil çaldı.

Çocuklar odaya doluştular

pantolonları yırtık

entarileri renk renk yamalardan oluşan

burunları akan, aktıkça burunlarını çeken

ya da ellerinin tersiyle silen

gözleri fıldır fıldır dönen

boyuna kendi dillerinde konuşup bağrışan

başka bir dilden bir soru sorduğumda cevaplamayan

sorulu gözlerini korkuyla gözüme diken

başka bir dilden konuştuğunda ağızlarını bıçak

açmayan 

saçları makasla kırpılmış oğlanlar

uzun saçlı 

saçlarının dibi bit ve sirkeyle dolu kızlar

ayaklarında taşıt lastiklerinden kesilip biçilmiş ayakkabılar

olan

hiçbirinin ayağında çorap olmayan 

giderek bazılarının ayağında ayakkabı bile olmayan

yani yalınayak

yalınayak, ama karlar üstünde yalınayak,

mosmor ayaklı yalınayak çocuklar

hiçbirinin önünde kalem, defter, kitap olmayan çocuklar

tam yirmi bir çocuk saydım

on altısı erkek, beşi kız 

doluştular odaya

ilk kez görüyorlardı böyle bir odayı.

Çünkü, ilkin odayı bir sınıf durumuna getirmek için çalışmaya başlamıştık.

Tahtaları yan yana koyup kara boyayla boyadık, oldu bir karatahta.

Bulduğumuz kereste parçalarını birbirine ekledik, paslı çivilerle çaktık, oldu sıra.”

Onun Hakkâri’de öğretmenliğe başladığında böyledir durum.

 

Okul için tamirat ve çocuklar için defter, kalem gereklidir. Valiye gider. Zaten Vali de kendisini çağırtmıştır. Vali hemen “Ters bir şeylere kalkışmamasını her yaptığı işi gözünden kaçırmayacağını,” söyler.

 

Daha sonra valiyle atışırlar. Düzeni temsil eden valiye itiraz, düzene başkaldırmayı temsil eder. Bunun yanı sıra Hakkâri’nin sosyal sorunlarına değinir.

 

Çevrede bebekler bilmedikleri hastalıklardan ölmektedir. Hastanelerden, validen yardım ister. Yardım gelmez. Çocuklar ölmeye devam eder.

 

Dilini, kültürünü bilmediği bir toplumun yaşayışına, yoksulluklarına, çaresizliklerine, her gün hastalıktan ölen çocukların ölümüne tanıklık edip; kendini, insanları, çevresini sorgulayan yedek öğretmenlik yapan Ferit Edgü’nin yapıtı sadece bir roman mıdır?

Hayır; iç monolog tarzında şiirsellikti O.

 

Hani dünyanın herhangi bir yerinde insanlığın en masum parçası çocukların; açlıktan, açıktan, hastalıktan savaştan ölmekte, öldürülmekte olduğu koşullarda…

 

Bu tabloda yazarın deyişiyle, “Cümlelerimiz katil”dik.

 

Geçmişe öfkeli, şimdiye tepkili, gelecekten endişeliyken şöyle diyordu:

 

“Yetersiz sözcüklerinle anlatacağına… Karların üstünde şahrem şahrem yarılmış, pabuçsuz, çorapsız ayakların fotoğraflarını çek yolla... Ölen bebeyi, kefensiz gömülen bebeyi mezarından çıkar, çek fotoğrafını kapanmış gözkapaklarının, erimiş dudaklarının, şişmiş dudaklarının, yolla...”

* * * * *

Toparlarsak: “Savaş ve Barış ve Savaş ve Barış ve Savaş ve Barış ve Savaş ve?.. Tolstoy’un romanı değil, insanlığın sonsuz tarihi bu iki sözcüktür işte,” uyarısını dillendiren Ferit Edgü, ‘Leş’ başlıklı yapıtında da kaleme aldığı öyküleriyle,[13] düş gücünü kışkırtan satırlarıyla çağın koşuşturmasında okuyucuya; düş mü, yoksa gerçek mi diye sordurtur.

 

Satırlarıyla anlamını yitirmiş büyüsü bozulmuş dünyada; kendini yalnız, çöken, bozulan, yoklaşan, çürüyen, tutunacak hiçbir şeyi olmayan çaresiz, mutsuz ve sürgün hisseden özgür görünümlü çağcıl mahkûmların çığlığını ve dolayısıyla da insan hayatında insancıl olmanın ve yaşamanın önemini yansıtır.

 

 

Okuyucu Tepkileri

Bu habere tepkinizi seçin

0 tepki

Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.

Etiketler vuran
  Bu haber 2640 defa okunmuştur.   Editör: Haber merkezi   Kaynak: welgmedya

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

  FACEBOOK YORUM Yorum

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    15 Mayıs, CumaRizespor2-2Beşiktaş
    16 Mayıs, CumartesiFatih Karagümrük2-1Alanyaspor
    16 Mayıs, CumartesiGaziantep FK1-2Başakşehir
    16 Mayıs, CumartesiSamsunspor3-0Göztepe
    17 Mayıs, PazarKayserispor2-1Konyaspor
    17 Mayıs, PazarFenerbahçe3-3Eyüpspor
    17 Mayıs, PazarTrabzonspor0-3Gençlerbirliği S.K.
    17 Mayıs, PazarKasımpaşa1-0Galatasaray
    17 Mayıs, PazarAntalyaspor1-0Kocaelispor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    1 Mayıs, CumaHatayspor3-1Vanspor FK
    1 Mayıs, CumaBoluspor3-1Serik Spor
    1 Mayıs, Cumaİstanbulspor8-1Adana Demirspor
    1 Mayıs, CumaManisa F.K.5-0Sakaryaspor
    2 Mayıs, CumartesiÜmraniyespor1-4Keçiörengücü
    2 Mayıs, CumartesiBodrum FK0-1Sarıyer
    2 Mayıs, CumartesiBandırmaspor1-0Sivasspor
    2 Mayıs, CumartesiÇorum FK1-1Erzurumspor FK
    2 Mayıs, CumartesiEsenler Erokspor1-1Pendikspor
    2 Mayıs, CumartesiIğdır FK3-3Amed
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    24 Nisan, CumaKaracabey Belediyespor0-1Bucaspor 1928
    25 Nisan, CumartesiBatman Petrolspor6-0Kepezspor
    25 Nisan, CumartesiAnkaragücü4-1İskenderunspor
    25 Nisan, CumartesiAltınordu2-2İnegölspor
    24 ErzincansporKastamonuspor0-3Muğlaspor
    24 ErzincansporŞanlıurfaspor2-1Ankaraspor
    24 ErzincansporKaraman FK3-2Beykoz Anadolu
    24 ErzincansporBeyoğlu Yeni Çarşı3-1Erbaaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    18 Nisan, CumartesiGiresunspor0-1Karabük İdman Yurdu
    18 Nisan, CumartesiArtvin Hopaspor7-31926 Bulancak
    18 Nisan, CumartesiFatsa Belediyespor5-1Çayelispor
    18 Nisan, CumartesiPazarspor1-0Amasyaspor 1968
    18 Nisan, CumartesiYeni Orduspor3-4Zonguldak Kömürspor
    18 Nisan, CumartesiKaradeniz Ereğli BSK5-3Orduspor 1967
    18 Nisan, CumartesiTokat Bld Plevnespor2-0Düzcespor
    18 Nisan, CumartesiSebat Gençlikspor2-3Yozgat Bld Bozokspor
    Son güncelleme: 15.07.2026 19:00:20