Diyanet’ten ATİB Skandalına İtiraf Gibi Açıklama: “İnsanın Olduğu Yerde Hatalar Olabilir”
Tarih: 05-04-2026 08:15:14WELG | Ankara – Avusturya’daki ATİB bünyesinde ortaya çıkan “eskort skandalı”na ilişkin tartışmalar sürerken, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca’nın TBMM’de yaptığı açıklamalar dikkat çekti. Karaca’nın ifadeleri, daha önce yalanlanan iddiaların yeniden gündeme taşınmasına neden oldu.
“Skandalın Merkezi: Viyana’daki ATİB”
Süreç, merkezi Viyana’da bulunan Avusturya Türk İslam Birliği (ATİB) bünyesinde ortaya atılan usulsüzlük iddialarıyla başladı. Kamuoyuna “eskort skandalı” olarak yansıyan olayda, dernek gelirlerinden elde edilen yüksek miktardaki paranın kayıt dışı harcandığı öne sürüldü.
İddialara göre söz konusu harcamalar, eğlence mekânları ve eskort hizmetleri için kullanıldı; giderlerin ise “imamların oturum izni masrafları” gibi kalemlerle gizlendiği ileri sürüldü.
“ATİB Yalanladı, Diyanet Doğruladı”
Skandalın basına yansımasının ardından ATİB, iddiaları “iftira ve dedikodu” olarak nitelendirerek kesin bir dille reddetti. Açıklamada, konunun yıllar önce gündeme geldiği ve yeniden servis edilmesinin “kötü niyetli” olduğu savunuldu.
Ancak TBMM’de konuşan Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca’nın açıklamaları farklı bir tablo ortaya koydu. Karaca, olayın 2019 yılında Diyanet’e ulaştığını ve resmi soruşturma yürütüldüğünü açıkladı.
“Görevden Almalar Yapıldı”
Karaca, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından yürütülen inceleme sonucunda, skandalla bağlantılı tüm personelin görevine son verildiğini belirtti.
Açıklamasında, sürecin idari ve disiplin açısından işletildiğini vurgulayan Karaca, kurumun gerekli adımları attığını ifade etti.
“Tepki Çeken Söz: ‘Hatalar Olabilir’”
Karaca’nın en çok tartışma yaratan açıklaması ise “İnsanın olduğu yerde hatalar olabilir” sözleri oldu. Bu ifade, kamuoyunda skandalın boyutuna rağmen yapılan değerlendirmelerin yetersiz olduğu yönünde eleştirilere neden oldu.
“Denetim Tartışması Yeniden Alevlendi”
Yaşanan gelişmeler, Diyanet’in yurt dışı teşkilatlarındaki denetim mekanizmalarının yeterliliğini yeniden tartışmaya açtı.
Özellikle Avrupa’daki dini kurumların mali denetimi ve şeffaflığı konusunda uzun süredir dile getirilen eleştirilerin, bu olayla birlikte daha da güçlendiği görülüyor.
@welgmedya.com




























