DEVA Partisi’nden Diyarbakır’da Roboski anması

 Tarih: 28-12-2021 12:20:50
DEVA Partisi’nden Diyarbakır’da Roboski anması
DEVA Partisi Diyarbakır İl örgütü Roboski Katliamı’nın 10’uncu yıldönümünde yaptığı açıklama ile yaşamını yitiren yurttaşları andı.

Roboski Katliamı’nın tüm yönleriyle aydınlatılması çağrısının yapıldığı açıklamada, “Roboski’de katledilen canların tarafındayız. Toplumsal acıları dindirmenin ve toplumsal yaraları sarmanın en iyi yöntemi adaleti sağlamaktır” denildi.

Roboski Parkı'nda yapılan açıklamayı DEVA Partisi Diyarbakır İl Başkanı Cihan Ülsen okudu.

‘Roboskili ailelerin yanındayız’

Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “28 Aralık 2011 tarihinde Şırnak ili Qileban ( Uludere ) ilçesine bağlı Roboski ve Bejuh köylülerinde, Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı savaş uçakları tarafından Irak sınırından Türkiye’ye geçmekte olan sivillerin üzerine bombalar yağdırıldı. Yaşanan bu katliamda 17’si çocuk olmak üzere toplam 34 sivil insan yaşamını yitirdi. Roboski katliamının üzerinden 10 yıl geçti. 10 yıl önce gerçekleştirilen Roboskî Katliamında yaşamını yitiren 34 masum sivil insanımızı anmak, katliamın faillerinden hesap sormak ve her daim Roboskîli Ailelerin yanında olduğumuzu belirtmek için Diyarbakır Deva olarak bugün Roboski parkında bulunuyoruz.”

‘Katliamda yakınlarını kaybedenler hakkında davalar açıldı’

Roboski’nin unutulmaması için hafızların diri tutulmasına vurgu yapılan açıklamada şu hatırlatmada bulunuldu: “Geriye gidip baştan başlayalım o zaman.  2011 yılının 28 Aralık’ında bu ülkenin hava kuvvetleri, yine bu ülkenin savaş uçakları eli ile 34 insanı katletti. Ölenlerin çoğu, olay yerinde, kan kaybından ve donarak öldü. Ambulansların olay yerine gidişleri engellendi.  Ölenler ve yaralananlar hastanelere battaniyelere sarılı ve katır sırtında taşındı.  Katliama ilişkin haberler, merkez medyada 12 saat sonra kendine yer edinebildi. Sesleri kısıktı, “onlar teröristti aslında” diye haberler servis edildi. Yapılan serviste her şey “bir olaydan ibaret” olarak dile getirildi. Öyle denilmesi istendi, öyle denildi. Katliamı aydınlatması beklenen savcı, olay yeri incelemesini bindiği helikopterden hiç inmeyerek gerçekleştirdi.  Olay yerine ilişkin tutanaklara “hiçbir şey görmedikleri” kaydedildi.  Yetmedi, katliamda yakınlarını kaybedenler ile katliamı protesto edenler hakkında davalar açıldı. Yüksek makamlardan tehdit edildiler. “Haddinizi bilin” diyerek, hadlerini aşmada zerre beis görmediler. Katliamın hemen ardından bağımsız sivil toplum örgütlerinin hazırladıkları raporları görmek istemediler. Raporlarda sorulan sorulara sessizlikleri ile cevap verdiler. Ülkenin başbakanı hava muhalefetini mazeret gösterip, olay yerine gitmeyerek, ailelere başsağlığını çok görürken, katliamı gerçekleştiren silahlı kuvvetlerin başkanına -olay karşısında gösterdikleri “hassasiyet” için- teşekkür ettiler. “Merak etmeyin olayı soruşturacağız, sorumluları yargı karşısına çıkaracağız, bu olay Ankara’nın dehlizlerinde kaybolmayacak, müsterih olun” dediler. Tez elden soruşturma dosyası hakkında gizlilik kararı verdiler. Uzunca bir süre soruşturma dosyasını gizliden yürüttüler. Sonrasında 34 insanın katledilmesine karşılık kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verdiler.   Ölenlerin aileleri tarafından yapılan adalet çağrılarına yüz yirmi üç bin Türk lirası ile karşılık verdiler.”

‘Adalet tecelli etsin, failler yargılansın’

Katliamın üzerinden 10 yıl geçtiğine işaret edilen açıklamada, yargı sürecine ilişkin olarak şu ifadelere yer verildi: “Gerçeğin üstünü kalın sis ve sır perdeleri ile örttüler.  Roboskîli aileler adalet tecelli etsin, failler yargılansın, adil bir soruşturma yapılsın diye 18 Temmuz 2014’te Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuru yaptılar. Anayasa mahkemesi kendilerine gelen başvuruyu usuli eksiklikten dolayı reddetti.   İç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra katliamda yaşamının yitirenlerin yakınları, davayı Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine taşıdı. Mahkeme de benzer gerekçelerle başvuruyu reddetti. Ulusal ve uluslararası yargı mekanizmalarının hukuka ve adalete ve 34 cana sırtlarını döndüler. Yaşanan bu süreç bile Roboski Katliamının salt bir adli bir hukuki süreç olmadığını, tüm bu yaşananların Türkiye Tarihinin kısa bir özeti olduğunu açıkça göstermektedir. Faili meçhullerden cezasızlık politikalarına, insan hakları ihlallerinden hakikatlerin üzerinin örtülmesine kadar her şeyi bu katliam özelinde bulabilirsiniz. Bütün bir memleket olarak “Geçmişle yüzleşmek” gibi koca bir derdimiz var. Hangi mevzuya kulak kabartsanız önünüze çıkması kuvvetle muhtemel bir dert bu. Sorunların halli için olmazsa olmaz sihirli bir anahtar gibi efsuna bulanmış bu temenni cümlesi ile ülkenin tarihi/şimdisi/geleceği geçiştirilmeye çalışılıyor.  Söze, durmadan sirayet eden bu garabet cümle,  elinizi taşın altına koyar koymaz birdenbire yok oluveriyor. Zira uzun zamandır bu coğrafyada geçmişle yüzleşmek dediğiniz, salt bir teşhir malzemesi olarak görülüp, buna göre amellere konu ediniliyor. Nihayetinde geçmişle yüzleşmek, bir arzu nesnesi haline getirildi itina ile. Özellikle helalleşme meselesinin konuşulduğu bu zamanda biz de buradan tüm Türkiye Kamuoyuna sesleniyoruz: Sözde değil özde bir helalleşme yaşanacaksa, helalleşmeye Roboski katliamını aydınlatarak ve faillerini ortaya çıkararak başlayın!”

‘Zamanaşımı borcu bitirmez ancak borcun talep edilebilirliğini elinizden alır’

Yaşananların unutulmasına izin verilememesinin vurgulandığı açıklama, şöyle devam etti: “O nedenle bazı acıların hatıraya dönüşmesine izin verilmemelidir. Zamanaşımı, yaraların kabuk bağlamasına tekabül etmez ama kanayan bir şeye müdahale etmemeye tekabül edebilir. O gün Roboski’de yaşanan katliamda, ölenlerden geriye kalanlar bize birer hatıra değil, hafızadır. Zamanaşımı mefhumu, hatırlamanın hatıraya dönüştüğü o ince çizgide yer edinir kendine ve aslında hak ve adaleti borçlunun insafına bırakır. Zamanaşımı borcu bitirmez elbette ancak borcun talep edilebilirliğini elinizden alır. Bundan dolayı hatırlama ve hatıra bahsinde zamanaşımı hep hatıra tarafında kendine yer edinir.”

‘Roboski’de katledilen canların tarafındayız’

Açıklamada son olarak ise şu ifadelere yer verildi: “Roboski’de katledilen canların tarafındayız. Toplumsal acıları dindirmenin ve toplumsal yaraları sarmanın en iyi yöntemi adaleti sağlamaktır. ROBOSKİ katliamının, başta ölenlerin ailesi olmak üzere tüm toplumda oluşan ve devam eden acılarının dindirilmesi için Diyarbakır Deva olarak, Yetkili Makamları derhal adaleti sağlamaya yönelik hukuki işlemleri yeniden başlatmaya ve etkin bir soruşturma yürütmeye davet ediyoruz.  Roboski katliamı mutlak suretle tüm yönleriyle aydınlatılmalıdır.”

@welgmedya.com

           

 

  Bu haber 997 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

  FACEBOOK YORUM Yorum

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Takım O G M B A Y P AV
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım
    Tarih Ev Sahibi Sonuç Konuk Takım