Cengiz Çandar: 'Yanılgıya kapıldım

 Tarih: 19-05-2018 05:56:05
 Cengiz Çandar: 'Yanılgıya kapıldım
Gazeteci Cengiz Çandar, geçmişte AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a verdiği destek konusunda, “Ne pişmanım, ne kimse tarafından kandırılmış ya da aldatılmış duygusuna kapıldım, ne de kendimi kullanılmış olarak görüyorum” dedi. Çandar, ama gelinen noktada büyük bir yanılgıya kapılmış olduğunu da gördüğünü söyledi.

 

Gazeteci Ahmet Sever, Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı görevlerinde Abdullah Gül'ün yaklaşık 12 yıl boyunca medya ve iletişim konularında başdanışmanlığını yaptı. Sever’in "İçimde Kalmasın / Tanıklıklarım" adıyla yayımlanan kitabında Cengiz Çandar’ın da söyleşisi yer aldı.

 

T24 yer alan habere göre, Çandar, "Mevcut iktidar mensuplarının, ‘derin devlet’ denilen ve ömrüm boyunca karşısında mücadele etmeye çalıştığım yapıya bu kadar kolay teslim olabileceğini, onun bir parçası haline geleceğini, açıkçası, düşünemedim. Zalim olma kapasitelerini fark etmedim. Müslümanlığın asgari ahlak ölçülerine sahip olmak gerektiğini varsaydığım için akıl almaz derecede yalancı olabileceklerini aklıma getirmedim” diye konuştu.

 

28 Şubat döneminde başörtülülerin yükseköğrenim hakkından yararlanamaması ve kamusal alanda ayrımcılığa uğraması konusunda verdiği mücadeleden pişman olmadığını kaydeden Çandar, “Ama o başörtülülerin bir bölümünün bugün ne kadar insafsız, vicdansız, benim gibilerin karakter katlinde ne kadar ön aldıklarını görerek, yine aynı durum ile karşılaşsak, kendimi bundan yirmi yıl önceki gibi helak edeceğimi hiç sanmıyorum. Sorulsa, ‘Haklarıdır!’ derdim kuşkusuz ama kendimi onlar için helak etmezdim doğrusu” dedi.

 

Cengiz Çandar'ın, Ahmet Sever'in Destek Yayınları arasında çıkan "İçimde Kalmasın" kitabında yayımlanan söyleşisinin bazı bölümleri şöyle:

 

- İçinde nasıl bir ruh hali var? Bugünün mağrurlarına geçmişte verdiğin destekten dolayı bir pişmanlık, kandırılmışlık, aldatılmışlık duygusu taşıyor musun? Ya da şöyle sorayım, yeniden mağdur duruma düşseler, yine arka çıkar mıydın?

 

2017 yılının Şubat ayında Beyrut’ta Türkiye üzerine bir konferans veriyordum. Ünlü ve itibarlı Filistin Çalışmaları Merkezi’nde. Konuşmamın başında, çoğunu yıllardır tanıdığım kalabalık topluluğa, “Burada daha önce aynı konuda iki kez konuşmuştum. Son konuşmamdan bu yana aradan birkaç yıl geçti. Bu kez bambaşka bir konuşma içeriği dinleyeceksiniz.

 

 

 Son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: Yenildik ve yanıldık” dedim. Durumumu ve benim konumumda olan hapiste ve dışarıdaki arkadaşlarımın durumunu Eski Yunan’daki Sisyphus efsanesine benzettim. “Bütün ömrümüz, kayayı ittire ittire tepenin zirvesine taşımakla geçti.

 

Tam zirveye ula- şacağımız sırada, kaya yuvarlandı. Hadi baştan... Bu sefer tek fark, koca kayayı tepenin üzerine taşımak için vaktim kalmadı ve bir de mecalim” sözcükleriyle girdim konuşmama. Ama şu sözcükleri eklemeyi ihmal etmeden: “Bunca uzun mücadele yıllarının ardından, bu yaşa bu sonuçla geldiğimde, teselli bulacağım şu var, şunu rahatlıkla söyleyebilecek olmam: Hiç değilse denedim!”

 

Bütün yaşananlardan sonra ruh halimi özetleyen budur. Herkesin aklına gelebilen soru şu: Acaba pişman mı, kendisini kullanılmış görüyor mu? Kandırılmışlık duygusuna kapılıyor mu? Aldatılmış sayıyor mu?

 

Hiçbiri değil. Kısacası bir Sisyphus durumu! Ben gözünü Türkiye için mücadeleye açmış bir kuşağın mensubuyum. Dünyanın altüst olduğu, daha önce birkaç yüzyıla yayılan gelişmelerin birkaç yıl içinde yaşandığı bir dünya ortamında yol aldım. Bu hayatı yaşadığım için ne pişmanım, ne kimse tarafından kandırılmış ya da aldatılmış duygusuna kapıldım ve ne de kendimi kullanılmış olarak görüyorum.

 

Ama gelinen noktada büyük bir yanılgıya kapılmış olduğumu da görüyorum. Bugün Türkiye’nin başında bulunan bazı insanlara ve en başta “Tek Adam” olarak ortaya çıkan şahsa dair yanılgılar yaşamış olduğum da bir gerçek.

 

 Bunu inkâr etmek, insanın kendisini ve herkesi aldatması demek. Benim kafamı bugün asıl kurcalayan, niçin yanılmış olduğum ve yanılmamanın nasıl mümkün olabileceğine dair. Yani, niye yanıldığımın cevaplarını ve 2000’ler Türkiye’sinin ilk 10-15 yılında hiçbir konuda yanılmamanın nasıl mümkün olabileceğini, mümkün olup olmayacağını içtenlikle araştırıyorum.

 

Şimdilik bulabildiğim cevapların bazılarını sıralayabilirim:

Mevcut iktidar mensuplarının, “derin devlet” denilen ve ömrüm boyunca karşısında mücadele etmeye çalıştığım yapıya bu kadar kolay teslim olabileceğini, onun bir parçası haline geleceğini, açıkçası, düşünemedim. Zalim olma kapasitelerini fark etmedim. Müslümanlığın asgari ahlak ölçülerine sahip olmak gerektiğini varsaydığım için akıl almaz derecede yalancı olabileceklerini aklıma getirmedim.

 

“Bunlar zaten böyleydiler. Sen görememişsin, aldanmışsın, kandırılmışsın, kendini kullandırmışsın” ithamında bulunanlara ki böyleleri, Kemalist-ulusalcı çevrelerde epey varlar kulak asmıyorum. Onlar, sanki bugün gelinen noktayı baştan beri görebilmişler; öyle davranıyorlar, benim gibileri ithamdan vazgeçmiyorlar. Doğru söyledikleri bir şey yok. Doğruları, durmuş bir saatin günde iki kez doğruyu göstermesi gibi bir şey. Durmuş bir saat gibi onlar.

"Ergenekoncu-ulusalcılar bugünkü iktidarın açık-gizli destekçileri arasındalar"

 

Aslında, bu “Ergenekoncu-ulusalcılar” bugünkü iktidarın açık-gizli destekçileri arasındalar. Hatta, iktidarı Tayyip Erdoğan ile birlikte paylaşmaktalar.

 

Bana gelince, askeri vesayete karşı mücadele vermiş olmaktan, ülkem ve halkı için demokrasi istemekten niçin pişmanlık duyayım? Türkiye’nin Avrupa Birliği rotasında yürümesi için mücadele etmiş olmanın aldatılmışlığı, kandırılmışlığı, kullanılmışlığı olabilir mi?

 

Ne var ki, gelinen noktaya bakarak, “Bu kişilerle beraber olarak tekrar aynı mücadeleyi verir miydin?” diye bir soru sorulsa, büyük bir gönül rahatlığıyla “Evet!” diyemem doğrusu. En azından, 28 Şubat’ta yükseköğrenim hakkından yararlanamayan ve kamusal alanda ayrıma uğrayan başörtülülerin hakkı ve özgürlüğü için mücadele vermiş olmaktan ötürü, bunu bir demokratik hak olarak görmeye devam ettiğimden ötürü pişman değilim ama o başörtülülerin bir bölümünün bugün ne kadar insafsız, vicdansız, benim gibilerin karakter katlinde ne kadar ön aldıklarını görerek, yine aynı durum ile karşılaşsak, kendimi bundan yirmi yıl önceki gibi helak edeceğimi hiç sanmıyorum. Sorulsa, “Haklarıdır!” derdim kuşkusuz ama kendimi onlar için helak etmezdim doğrusu. Doğrusu, benim gibi bir insana bunları söyletmeyi başardıkları için, durup düşünmek lazım.

 

Duyduğum, ne pişmanlık, ne aldatılmışlık, ne de kullanılmışlık. “Peki ne?” diye sorulursa, kısaca söyleyeceğim şu: Büyük bir hayal kırıklığı! Evet, yaşadığım çok büyük bir hayal kırıklığı, derin bir hüzün ve üzüntü. Türkiye böyle olmamalıydı...

 

- Siyasal İslamcıların iktidar ve güçle tanışmalarının hem Türkiye ve hem de dünya için sonuçları ne oldu?

 

Lord Acton’un “İktidar bozar, mutlak iktidar mutlaka bozar” diye bir sözü vardır. Sanki bu sözü, Türkiye’deki siyasi İslamcı hareketin AKP’nin 2011’den sonraki dönemini görerek söylemiş.

 

Başta Tayyip Erdoğan, iktidarı “mutlak iktidar” haline dönüştürmek için büyük gayret gösterdiler ve mutlak surette bozuldular. İktidar onları öyle bozdu, muktedir olarak onlar Türkiye’yi ve İslamcılığı öyle bozdular ki, onları tahlil etmek ve yargılamak için “İslamcı” sıfatı kullanmak caiz mi, emin değilim.

 

"Yol açtıkları tahribat Türkiye’nin ötesine geçmiş durumda"

 

Dünyanın birçok yerinde, sayısız örneği olan, yolsuzluğa, kanunsuzluğa, hukuksuzluğa batmış, zulüm ve baskıyla hükmünü sürdürmekten başka çaresi kalmamış bildik iktidar modellerinin günümüz Türkiye’sinde görüleni, AKP iktidarı. Ama tabii, AKP’nin “ılımlı İslam”ı temsil ettiği algısı yaygın bulunduğu, dahası “siyasal İslam ile demokrasinin bağdaşabilirliği”nin çarpıcı örneği olarak Türkiye’deki AKP iktidarı gösterilmiş olduğu için, yol açtıkları tahribat Türkiye’nin ötesine geçmiş durumda.

 

Türkiye’deki AKP tecrübesinin, bugün geldiği nokta itibariyle artık “ılımlı İslam”ın bir iktidar alternatifi olarak kabul edilebilirliği ve düşünülebilirliğinden söz edilebilir olmasını tasavvur edemiyorum. Aynı şekilde, “siyasal İslam ve demokrasinin bağdaşabilirliği” de artık çok şüpheli bir önerme haline gelmiş durumda.

 

Siyasi İslam, Tayyip Erdoğan’ın AKP’siyle birlikte, “derin devlet”e teslim oldu, “derin devlet”in eline geçerek, Türkiye örneğinde tükendi. Devlete hâkim olmadı, devlet onu ele geçirerek, bir anlamda bitirdi.

 

- Her şey iyi başlayıp neden fiyaskoya dönüştü?

 

İki yılı aşkın bir süredir bu sorunun cevabını bulmaya çalışıyorum. Birkaç cümlelik cevabı olmayacak, en önemli ve en büyük soru bu. Bu soruyu, sadece biz Türkler ve Türkiye’nin insanları değil, tüm dünya soruyor ve cevabını arıyor. Şimdilik şu kadarını söyleyebilirim: Tarihimize dönüp bakmamız ve bir kez daha yeni bir bakış açısıyla ve yeniden yorumlamamız gerektiği kanısındayım. Sorunun cevabını bulmak ve doğru cevaba ulaşabilmek için.

 

- Bu tecrübeyle siyasal İslam iflas mı etti?

 

Bir özgürlükçü, demokratik, işlerliği olan bir yönetim modeli ve seçeneği olmak anlamında evet, iflas etti. Mevcut Türkiye tecrübesiyle birlikte, kesinlikle iflas etmiş olduğu hükmüne varabiliriz. Siyasal İslam’ın Türkiye’de “derin devlet”in eline geçmesiyle tükenmiş olduğunu yukarıda söylerken, bir anlamda iflas etmiş olduğunu da söylemiş oldum.

 

Okuyucu Tepkileri

Bu habere tepkinizi seçin

0 tepki

Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.

Etiketler
  Bu haber 4038 defa okunmuştur.

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

  FACEBOOK YORUM Yorum

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    15 Mayıs, CumaRizespor2-2Beşiktaş
    16 Mayıs, CumartesiFatih Karagümrük2-1Alanyaspor
    16 Mayıs, CumartesiGaziantep FK1-2Başakşehir
    16 Mayıs, CumartesiSamsunspor3-0Göztepe
    17 Mayıs, PazarKayserispor2-1Konyaspor
    17 Mayıs, PazarFenerbahçe3-3Eyüpspor
    17 Mayıs, PazarTrabzonspor0-3Gençlerbirliği S.K.
    17 Mayıs, PazarKasımpaşa1-0Galatasaray
    17 Mayıs, PazarAntalyaspor1-0Kocaelispor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    1 Mayıs, CumaHatayspor3-1Vanspor FK
    1 Mayıs, CumaBoluspor3-1Serik Spor
    1 Mayıs, Cumaİstanbulspor8-1Adana Demirspor
    1 Mayıs, CumaManisa F.K.5-0Sakaryaspor
    2 Mayıs, CumartesiÜmraniyespor1-4Keçiörengücü
    2 Mayıs, CumartesiBodrum FK0-1Sarıyer
    2 Mayıs, CumartesiBandırmaspor1-0Sivasspor
    2 Mayıs, CumartesiÇorum FK1-1Erzurumspor FK
    2 Mayıs, CumartesiEsenler Erokspor1-1Pendikspor
    2 Mayıs, CumartesiIğdır FK3-3Amed
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    24 Nisan, CumaKaracabey Belediyespor0-1Bucaspor 1928
    25 Nisan, CumartesiBatman Petrolspor6-0Kepezspor
    25 Nisan, CumartesiAnkaragücü4-1İskenderunspor
    25 Nisan, CumartesiAltınordu2-2İnegölspor
    24 ErzincansporKastamonuspor0-3Muğlaspor
    24 ErzincansporŞanlıurfaspor2-1Ankaraspor
    24 ErzincansporKaraman FK3-2Beykoz Anadolu
    24 ErzincansporBeyoğlu Yeni Çarşı3-1Erbaaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    18 Nisan, CumartesiGiresunspor0-1Karabük İdman Yurdu
    18 Nisan, CumartesiArtvin Hopaspor7-31926 Bulancak
    18 Nisan, CumartesiFatsa Belediyespor5-1Çayelispor
    18 Nisan, CumartesiPazarspor1-0Amasyaspor 1968
    18 Nisan, CumartesiYeni Orduspor3-4Zonguldak Kömürspor
    18 Nisan, CumartesiKaradeniz Ereğli BSK5-3Orduspor 1967
    18 Nisan, CumartesiTokat Bld Plevnespor2-0Düzcespor
    18 Nisan, CumartesiSebat Gençlikspor2-3Yozgat Bld Bozokspor
    Son güncelleme: 14.07.2026 22:00:15