Alevilik Asimilasyon Tehlikesiyle Karşı Karşıya: Arifane Canları’ndan Kamuoyuna Açıklama (VİDEO)
Tarih: 17-07-2025 18:13:25 Güncelleme: 17-07-2025 20:35:25
WELG | “Vakitleriniz ve Gül Cemallerinize aşk olsun” diyerek yola çıkan Arifane Canları, Aleviliğe yönelik asimilasyon, yozlaştırma ve içsel dönüşüm tehlikesine karşı kapsamlı bir açıklama yaptı. Araştırmacı yazar Abbas Tan, Yol Hizmetkârı Mehmet Turan (Dede), halk bilimci Piri Er ve akademisyen Dr. Gani Pekşen’in ortak yürüttüğü çalışmalarla kaleme alınan değerlendirme, Alevi inancının tarihsel köklerinden kopartılarak içeriği boşaltılmak istenmesine sert tepki içeriyor.
Disiplinlerarası Yolculuk: Aleviliği Gerçek Temelleriyle Anlamak
Arifane Canları yıllardır farklı şehir ve tarihlerde bir araya gelerek edindikleri bilgileri bilimsel temelde yeniden gözden geçirdi. Aleviliği anlamak için disiplinlerarası bir yaklaşımı esas aldıklarını belirten canlar, “Gönül kalsın, yol kalmasın” diyerek Aleviliğin özüne dönülmesi gerektiğini vurguladı.
Alevilik, doğayı merkeze alan, Vahdet-i Mevcud anlayışını savunan, dört ana unsurun (toprak, su, ateş, hava) kutsiyetine inanan bir yol olarak tanımlandı. İkrar, görgü, rızalık, dar ve yol kardeşliği gibi ilkelerin Aleviliğin temel taşları olduğuna dikkat çekildi.
Dönüştürme, Asimile Etme ve Yok Sayma Politikaları
Arifane Canları, Türkiye’de devletin Aleviliği sistemin kabul edebileceği bir forma dönüştürmeye çalıştığını savundu. Alevi köylerine cami yapılması, imam atanması, cemevlerinde Kur’an kursları açılması, Diyanet ve Kültür Bakanlığı gibi kurumların yönlendirmeleri ile Aleviliğin asimile edilmesi çabalarına örnek gösterildi.
Aleviliğe özgü mekânların restorasyon adı altında niteliğini kaybetmesi, Alevi değerlerinin karikatürize edilerek simgesel öğelerden (örneğin: aslan-ceylan, telli can) arındırılması da bu çerçevede değerlendirildi.
Zorunlu Din Dersi ve ÇEDES Projesine Tepki
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen din derslerinin zorunlu tutulması, MEB-Diyanet-Gençlik ve Spor Bakanlığı işbirliğindeki ÇEDES projesi ile imamların öğrencilere "değer eğitimi" vermesi gibi uygulamalar da eleştirildi.
Arifane Canları, Aleviliğin bu tür sistematik yöntemlerle baskın inanç sistemi içine eritilmeye çalışıldığını ifade etti.
Kurumlar ve Ocaklar Aracılığıyla İç Asimilasyon
Devletin yanında bazı Alevi kurumlarının ve bireylerinin de istemli ya da istemsiz bir şekilde bu asimilasyon sürecine katkı sunduğu belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
“Bazı dedeler, sanatçılar, akademisyenler ve yöneticiler — özünü korumak yerine — merkezi otoritenin ya da kendi bireysel çıkarlarının peşinde gitmektedir. Ocak sisteminin On İki İmam’la bağlantı kurulmak istenmesi bilimsel dayanaktan yoksundur.”
Bazı kurum yöneticilerinin eğitimsiz, yol bilgisi olmadan göreve gelmesinin ve iç eğitim süreçlerinin ihmal edilmesinin tehlikelerine de vurgu yapıldı.
Hakk’a Uğurlama Erkânları ve Sözde Bayram Cemleri
En çok bozulmaya uğrayan erkânların başında, Hakk’a uğurlama erkânlarının geldiği belirtilirken, bu erkânların İslami ritüellere göre şekillendirilmesinin Aleviliğe aykırı olduğu ifade edildi. Aynı şekilde "kurban kesilerek lokma dağıtılması", "bayram cemleri" gibi ritüellerin de Alevi yolunda yeri olmadığına dikkat çekildi.
Akademik ve Sanatsal Yozlaşmaya Eleştiri
Alevilik üzerine yapılan bazı akademik çalışmaların, Alevi olmayan kişilerce özensiz ve saptırıcı şekilde yürütüldüğü; bu durumun halkta bilgi kirliliğine yol açtığı ifade edildi. Sanat alanında da bazı Alevi sanatçıların, yanlış repertuar ve İslamileştirilmiş söylemlerle Aleviliği saptırdığına değinildi.
Devletin ve Alevi Kurumlarının Ortaklaştığı Asimilasyon Stratejisi
Özellikle “Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı” adı altında yürütülen faaliyetler, devletin Aleviliği Diyanet eksenine çekme projesi olarak tanımlandı. Esma Ersin’in başkanlığa atanmasıyla birlikte bu projenin kurumsallaştığına dikkat çekildi.
Devlet destekli yurt dışı gezileri, gri pasaportlu dedeler, ilahiyatçı rehber eşliğinde Umre ziyaretleri gibi uygulamaların öz kimlikten kopuşu hızlandırdığı vurgulandı.
Sonuç ve Çağrı: “Aleviliği Başkalaştırma Çabalarına Karşıyız”
Tüm bu değerlendirmelerin ışığında Arifane Canları, şu net mesajla açıklamasını sonlandırdı:
“Asimilasyon; farklı kimliklerin baskın yapılar içinde eritilerek yok edilmesidir. Aleviliğin en büyük sorunu da budur. Bu yok etme sürecine karşı sessiz kalmak, suç ortaklığıdır. Aleviliği dönüştürme ve başkalaştırma çabalarının karşısında olduğumuzu kamuoyuna saygıyla duyururuz.
@welgmedya.com

























