ALEVİ ORTODOKSİSİ

 Tarih: 09-09-2020 14:44:56   Güncelleme: 09-09-2020 19:03:56
ALEVİ ORTODOKSİSİ
Alevi toplumunun yüzyıllık mücadelesi Cumhuriyetin laik kıstastan çıkmaya başlaması ile birlikte daha da yükselişe geçmiştir.

Hasan Harmancı

 

 

Alevi toplumunun yüzyıllık mücadelesi Cumhuriyetin laik kıstastan çıkmaya başlaması ile birlikte daha da yükselişe geçmiştir. Alevilerin 1826 katliamıyla saldırıya uğrayan ve duraksamaya neden olan örgütlenmesi, 1880’lerde Osmanlı idari yapısını yeniden gerileterek kamusal alanda özgürlüklerini kullanmayı sağladı. Süreç boyunca Osmanlı modernleşmesi Aleviler gibi topluluklar konusunda nasıl bir yol izleyeceğini belirleyemedi. Hıristiyan topluluklar nicel ve nitel özgürlüklerini ya da toprak terkleri ile birlikte büyük ölçüde Anadolu’ya çekilen Osmanlı Milliyetçilerine karşı mücadele yürütürken Aleviler konusunda nasıl bir yol izleyeceğini belirleyemedi. Bu nedenle çeşitli çalışmalarla bunu tespit etmek amacıyla Alevilerin etnik ve inançsal boyutları konusunda çalışmalar yürütülüyordu. Her ne kadar dönemin önemli özelliği Amerikan merkezli misyoner! kuruluşların Alevilerle ilgili çalışma ve sorgulamaları olarak ele alınsa da, Osmanlı da ya çalışmaları yakından takip ediyordu ya kendince de raporlar oluşturma çabası içimdeydi. İşin ilginç yanı, Osmanlı ancak tekkelerde ve merkeze yakın şehirlerde çalışma yapabilirken, Amerikalılar başta olmak üzere diğer misyonerler çalışmaları daha çok Ocaklı Alevileri kapsıyordu.

Milliyetçi tutkular Kürtler ve Ermeniler üzerinde etkili olurken, Alevi toplumsal yapısı üzerinde daha çok Arnavutluk Bektaşi kanadı üzerinde etkili oluyordu. Her ne kadar Hace Bektaş Veli Dergahı üzerinden Ermenilere karşı Dersim merkezli bir ordu (Hamidiye Süvari Alayları) yapılanması amacı taşınsa da, oluşturulmak istenen birlikler kadük kalmıştı. Osmanlı’nın meşhur Aşair ve Muhacirin Müdüriyet-i Umumiyesi’nin (1913) bu yönde hazırlanan raporları ve yönlendirici kararların içeriği hala tartışmalıdır.  Muhacirlerin başlarına gelenleri de, Ermenilerin başlarına gelenleri de biliyoruz. Bu yönlü kurumların rapor ve önerileri Kürtleri, Ermenileri olduğu kadar Alevileri de boyutlandırmıştır. Dâhiliye Nezareti Muhacirîn Müdüriyeti Umumiyesi adı altında toplanan idari yapının “Türkmen Aşireti” başlığıyla Aleviler üzerinde önemli görüşler oluşturduğunu ve Alevi toplumsal yapısını yönlendirmeye çalıştığını görmekteyiz. Alevilerin bu durum karşısında yaptıkları ise sessiz bir direniş olmakla birlikte, dönemin Alevi örgütlenmesinin başını çeken kurumlarda bunu yürütür bir adımla pek karşılaşmıyoruz. İttihatçı kanadın etkisi ya da doğrudan Osmanlı etkisi bu kurumlarda belirleyici olmaktaydı.

Alevilerin Gizliliği Süreci

Bu süreçte Alevilerin kimlik mücadelesi tam olarak neyin üzerine bina ediliyordu, buna dair Alevi cenahta nefesler, gazetelere yansıyan çok açık olmayan görüşler ve karşılıklı suçlamalardan öte bir kaynak pek bulunmamakla birlikte, birçok yönden yine de Alevi toplumu üzerinde belirleyici bir durum ortaya çıkıyordu. Devlet denen sistemin uzağında yaşayan Aleviler, Bektaşiler ve Çelebiler üzerinden bir yeni sürece, iktidarın bürokratik alanıyla tanışmaya başlandı.
Bu taşınma İttihat ve Terakki Cemiyeti’nden Cumhuriyet’le Mecliste temsile kadar genişledi. Bu taşınmayı birkaç noktadan ele almak mümkün. Bunun birincisi Alevi Bektaşi toplumunun tek merkezli bir temsiliyete yönlendirmek, ki önemli ölçüde başarılı olmuştur. İkincisi ise olabilecek bir isyanda Çelebiler üzerinden ve Babaganlık üzerinden Aleviler arasında bölünmeyi, çatışmayı gerçekleştirmekti. 1910’da İttihat ve Terakki ile başlayan bu birlikte hareket etme önemli ölçüde Babaganlık kolu içerisinde bölünme ve sonuçta parçalanma ile de sonuçlanmıştır. Bababanlığın taşınacağı ülkeler dahi değişerek bir sarsılma oluşmuştur. Arnavutluk, Mısır ve Türkiye arasında gidip gelen emanetler sonuçta çok başlı ve merkezsiz bir Babağanlığın yolunu açmış ve merkezi içyapısı iktidarsız kalmıştır. Bu kırılma hali hazırda devam etmektedir. Babaganlığın Çelebilerle 1826 Katliamı sürecinde başlayan rekabeti süreci zorlarken ilişkilerin de güvensiz olmasına neden oluyordu. Çelebi- Babagan yol ayrımı Aleviliğin düşünme biçimini de etkiliyordu.  Çelebiler Osmanlının Nakşi (nizamnamesi) merkezli ideolojik yapılanmasına Dergâhın kapısını açarken, Babaganlar Arnavutluk Milliyetçiliğine ya da Batıcı yenilenme hareketlerinin etkisindeydi. 
Cumhuriyetin birçok kurumu asayiş adı altında Alevilerle özel olarak ilgilenmeye başlarken, Mustafa Kemal’in direktifiyle kurulan Şark İlleri Asayiş Müşaviri ve Türk Ocakları Koordinatörlüğü (1924) dönemin ruhuna da uygun olarak özellikle etnik ya da etnik-inançsal bağlantılı yönde çalışmalar yürütüyordu. Bu kuruluş aynı zamanda laiklik ve Türklük bilincini bir arada yürütmeyi hedefliyordu. Alevilerin günümüze de taşınan ve en çok etkilendikleri Türkçülük ve Laiklik demagojisinin etkisi altında kalmalarında bu kuruluşun yönlendirmeleri etkilidir.

Kayıp Dönemin Telafisi

Dersim Katliamı’nı da bu kuruluşun amaçları çerçevesinde okumakta yarar bulunmaktadır. Demokrat Parti’ye oy verme hikâyesinden başlanarak dönem dönem yine Alevilerin oy yöneliminin toplu olarak değişmesini de bu ek asayiş komploları sürecinde aramakta fayda var. Hace Bektaş Veli Dergâhı ve Babagan merkezli kitap ve yayınların Cumhuriyet boyunca ve hâlihazırda bu kurumların başında bulunanlarda  özellikle Milliyetçi ve İslamcı bir çizgi üzerinden yansıması da bununla ilgilidir. Hele hele 1961 anayasası ve Alevi katliamları döneminin başlamasını yine devletin resmi ya da gayri resmi yapılarından onları da Alevi Türkçülerinden pek fazla ayırmak mümkün değildir. Günümüzde Alevilikle ilgili sessiz hareketin TİKA üzerinden ve hangi Alevi kurum ve şahsiyetler üzerinden nasıl yürütüldüğü ise zamanla daha da belirginleşecektir. Hele ki Hace Bektaş Veli etkinliklerini ilk yapılmaya başlandığı tarihten bu güne kadar neye göre değerlendireceğimizi anlamayabileceğiz. Sahi Hace Bektaş Veli Anmalarında her zaman başrolde kimler neye göre yer alıyor. Neden bir türlü sivilleşemiyor?
Hakikaten sormak gerek, Alevilerden öte, Devlet ne zamandan itibaren Aleviler, Kızılbaşlar, Bektaşiler için “Alevi” terimini şemsiye kavram olarak kullanmaya başladı. (Bektaşilerin Ocaklı Kızılbaşlarla ilişkisi Kızılbaşlıktan Alevi adlandırmasının kabulünde etken midir?)
İşte o andan itibaren Alevilerin zındık, mülhit, Rafızi olmasından vazgeçilip bu seferde İslam şemsiyesinin altına angaje edilebilirliği tartışma konusu edildi.
Aleviler toplumsal bir karşı duruşla varlığını korumaya ya da gelişen inançsal ve politik duruma bağlı olarak çeşitli mücadeleler sürdürmektedirler. Özellikle iki büyük kırılma bunda etkilidir. Birincisi 1826 Yeniçeri ve Bektaşi kırımıdır ikincisi ise 1925 Tekke ve Zaviye Kanunu üzerinden Alevi kurumsallığının yasaklanmasıdır.
Bu katliam süreçlerine Aleviliğin yanıtı sert olmamakla birlikte birliğini koruyabilecek ölçüdedir. 1826 sonrasında Bektaşi tekke ve zaviyelerinde yer alan Bektaşi Babalarının Ocaklı Aleviler arasına taşınması ve ortak düşüncelerinin daha da geliştirilmesi ile sonuçlanmıştır. İki ayrı kurumsal yapı gibi hareket eden bu kurumların işbirliği inançsal ve sosyal yeni bir konumlandırma yaratmıştır. Alevilerin dağınık olması onların tümüyle katliama uğramasının önünü kapatmıştır. 
1925 sonrasını daha iyi okuyabildiğimiz durumda ise toplumsal örgütlenmede özellikle Devletin Babagan ve Çelebilere müdahalelerine ve yönlendirmelerine rağmen bir süre sonra beklentilerin karşılanmadığı daha doğrusu devletin dininin İslam olduğu açıktan örgütlenmeye başlanınca Aleviler buna karşı Laikliği ve Devletin otoriterliğini savunmaya başladılar. Yeniçeri Katliamı sürecinde olduğu gibi Birinci ve İkinci Meclis’in yapısını özellikle Çelebilerin çıkarları, kayıpları daha da ileri adım atarsak Alevilerin toplumsal tavizleri açısından nelere neden olunduğunu sorgulanması hala ilgiye muhtaçtır. Özellikle 1961 Anayasası ile birlikte özgürlükler gelişirken Alevilerin talepleri ya da toplumsal küme olarak yok sayılması Alevilerin özellikle medya görünürlüğüyle devleti kuşatmayı, kendilerinden haberdar etmeyi seçmişlerdir.
Sistemli olmamakla birlikte çeşitli aktivite denemeleri ve Hace Bektaş Veli merkezli aktiviteleri zorlamaları, Hace Bektaş Veli’ye atfedilmiş bazı düşünce ve görüşlerden yola çıkılarak bir ılımlılık, toplumsal duyarlılık ve dönemin akılcı, bilimsel geçişine atıfta bulunulmaya çalışılıyordu. Alevilerin önemli bir kesiminin hızla bunu kurumsallaştırıp Hace Bektaş Veli merkezli bir yapılanması çift yönlü bir yarar getiriyordu. Aleviler kamusal itibarın ve varlık göstermenin, kendi yaşam biçimlerini bürokrasiye ve iktidar içine doğru göstermelerini açık etmeleri ve devletin de Alevi duyarlılıklarını görmesini arttırıyordu.
Aleviler toplumsal yapılarındaki siyasi kullanımı görmeye, dönemsel olarak iktidar menşeli ve koordineli katliamlara uğramaya başladıkça “kim oldukları” yönünde sorgular daha da artmaktaydı. Aleviler bir bütün örgütlenirken toplumsal muhalefetlerinin özellikle Türkiye’de Laikliğin, insan haklarının genişlemesi ve Alevileri kapsaması yönünde hareket etmeye çalışıyorlardı. Ancak Sivas Katliamının getirdiği kaotik süreç yönelimlerini Alevilerin kimliksel tanımı ve Alevi toplumsallığının ağlarının genişlemesine yol açtı. Birçok yerde Alevi örgütlenmesi toplumsal hedef oluşturma ve kimliksel duruş sergileme, özellikle Aleviliğe dair sorunlara müdahale etme ihtiyacı içinde oldular.

Yeniden Alevilik

Dersim Katliamının Aleviler üzerine sermiş olduğu ve suskunlaştıran sisli hava, Maraş, Çorum gibi büyük katliamlara rağmen sessizlik içinde sürüyordu. 1980 öncesine denk gelen toplu Alevi kırımıları Alevilerin Sol muhalifliği üzerinden okunmaya devam ediyordu. Tüm dünyada yaygınlaşmaya başlayan yerel etnik ve inançsal hareketlerin Sivas Katliamı ile bütünlük oluşturması nedeniyle Alevilerin kendini daha da tanımlama sorunu gündeme geldi.
Alevi toplumsallığı bir anlamda İslam’dan kendini kurtararak kendi Ortodoks düşünce ve inançsal yapılanmasına hız verdi. Alevi örgütlerinde Alevi kimliğinin vazgeçilmezleri olan Cem yapılması, semah ve bağlama gibi ritüel unsurlarının canlandırılması, Yas-ı Matem, Hızır ve Nevruz erkan ve oruçlarının kurumsal olarak yürütülmesini güçlendirdi. Bu çabayı keskin modernleşme sancılarının keskin kurulma süreci olan 1826 öncesi ve sonrası tartışmalarında Alevilerin nasıl bir yol izlemeye çalıştıklarından pek ayırmadan günümüze doğru değerlendirmek durumundayız. Bu süreç Aleviliğin yeniden yapılanmasının başlangıç tarihidir. Daha önceki çalışmalarımda bu süreci bir “çürüme” olarak ele almakla birlikte güçlü bir yeniden var olana olarak yükseldiğini belirtmek durumundayım. Aleviler o günlerden başlayarak kamuoyu önüne taşınarak kendini ifade etme, sorgulama ve tanımlama girişimi olarak okunduğunda, kendini göstermekten imtina eden Alevi toplumunun aynı zamanda yaşanan toplumsal bunalımını da aşma çabası olarak görülmelidir. 
Yeni dönemde özellikle Avrupa örgütlenmesinin Avrupa yasalarından ve uluslararası gelişmelerden yararlanarak kimlik, inanç ve kültür dinamiklerini görünür ve güvenle sergilemesi, tartışması önemli bir ivme yarattı. Alevi toplumsallığı ortak örgütlenme gücü ve güveniyle Aleviliğin Tanrı anlayışını, İslam’dan bağımsızlığını belirginleştirmeye başladıkça, toplumsal deşifrasyona yöneldi ve özellikle Hakk’a Yürüme Erkanı ve kurban, Cemevlerinin niteliği üzerinden belirgin bir sıçrama yarattı.
Devletin kadrolaştırmadan örgütlediği bazı vakıf ve dernek dinamikleriyle karşı karşıya kalan Aleviler, Aleviliğin İslam Heterodoksisi içinde ne ölçüde yer aldığını tartışmak durumunda kaldı. Bu dernek ve vakıfların Devletle birlikte açıktan Alevi toplumu üzerinde irade geliştirme ve Alevileri İslam’a bağlama düşüncesinin kamuoyuna yansıması ile birlikte Alevi yapısında kimlik mücadelesinin tümüyle Ortodoksist bir anlayışa oturmasını hızlandırdı. Alevi çevrelerinin çeşitli çalışmalar yürüterek oluşturdukları Deklarasyonlar ile Alevi inancının sınırlarının belirginleşmesi Alevileri bir adım daha kendi olmaya yönlendirdi.

Alevi İlkelerine Dönüş

İslam’dan ödünç aldığı bazı dini günleri terk etmeye, cenaze hizmetlerine son vermeye, Aleviliğin uluslararası gündeme İslam’dan bağımsız bir inanç ve kendi inanç ve ritüelleri olduğu biçiminde deklare edilmeye başlandı. Alevi özel günleri tescillendi ve Alevilik Dersleri bilimsel formasyona kavuşturuldu. Türkiye de zorunlu olan İslam dini derslerine yönelik hukuki mücadele, inançsal kimliğin hüviyetlerde Alevi olarak yer alması istekleri bir toplumsal yeniden yapılanmayı, 1826 Yeniçeri ve Bektaşi Katliamı ve 1925 Tekke ve Zaviye Yasası yasaklarından bu yana, en yüksek iradi duruş olarak harekete geçirildi.
Alevilerin kamusal alandaki bu geri durdurulamaz tutumları özellikle Avusturya Hükümeti ve Uluslararası İslamist stratejisine karşın güçlü bir set oluşturdu. Açığa çıkan Avusturya Hükümeti destekli Alevi-İslami anlayışın can çekişmesi Alevi toplumsal yapısındaki Alevi düşüncesinin temel ilkelerini anlaşılır biçimde yansıtmasına ve en az iki yüzyıllık oyunun önüne geçerek siyasal ve inançsal gücünü güçlendirmeye kapı açtı.
Dünyanın birçok yerinde de destek gören Aleviliğin değerleri ile yapılanması Türkiye’de ya da Avrupa’da yadırganan ve “öteki olma” sorununu da devre dışı bırakmak üzeredir. Operasyonlardan kurtuldukça da bu gücünü, ilkeliliğini daha da tescillemeyi başaracaktır. Alevilerin birçok ülkede temsiliyette İslam’dan bağımsız olarak kabul görmesi yeni siyasallaşma döneminde kimliksel bir varlık görülmekten öte siyasal ve toplumsal bir inançsal topluluk olarak tescilini zorunlu kılıyor: Aleviler Alevidir. Ne Pagan ne Hıristiyan ne de Müslüman.  
Alevi örgütlenmesinin siyasal temsiliyetinin bundan sonraki yönelimi bu nedenle mezhep, tarikat ya da zorla ve akademik kandırmaca ile İslami Heterodoks olarak tanımlanmadan kurtularak kendi inançsal kabul ve tanımları ile varlık gösterecektir.
Aşk ile.

Okuyucu Tepkileri

Bu habere tepkinizi seçin

0 tepki

Bir emojiye dokunarak tepkinizi paylaşabilirsiniz.

  Bu haber 5957 defa okunmuştur.   Editör: Haber merkezi   Kaynak: welgmedya

  YORUMLAR 0 Yorum YORUM YAP

  FACEBOOK YORUM Yorum

☁️
--°

  BİZİ TAKİP EDİN

  • ÇOK OKUNANLAR

      SON YORUMLAR

    PUAN DURUMU

    # Takım O G B M A Y AV P
    1Galatasaray134245--547
    2Fenerbahçe2342111--240
    3Trabzonspor334209--522
    4Beşiktaş434179--819
    5Başakşehir534169--923
    6Göztepe6341413--710
    7Samsunspor7341312--91
    8Rizespor8341011--13-6
    9Konyaspor9341010--14-7
    10Kocaelispor1034910--15-12
    11Alanyaspor1134716--110
    12Gaziantep FK1234910--15-15
    13Kasımpaşa1334811--15-16
    14Gençlerbirliği S.K.143497--18-11
    15Eyüpspor153489--17-15
    16Antalyaspor163488--18-22
    17Kayserispor1734612--16-35
    18Fatih Karagümrük183486--20-23
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    15 Mayıs, CumaRizespor2-2Beşiktaş
    16 Mayıs, CumartesiFatih Karagümrük2-1Alanyaspor
    16 Mayıs, CumartesiGaziantep FK1-2Başakşehir
    16 Mayıs, CumartesiSamsunspor3-0Göztepe
    17 Mayıs, PazarKayserispor2-1Konyaspor
    17 Mayıs, PazarFenerbahçe3-3Eyüpspor
    17 Mayıs, PazarTrabzonspor0-3Gençlerbirliği S.K.
    17 Mayıs, PazarKasımpaşa1-0Galatasaray
    17 Mayıs, PazarAntalyaspor1-0Kocaelispor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Erzurumspor FK1382312--355
    2Amed2382111--639
    3Esenler Erokspor3382111--646
    4Çorum FK438218--924
    5Bodrum FK5381810--1032
    6Pendikspor6381615--725
    7Keçiörengücü7381612--1030
    8Bandırmaspor8381612--1013
    9Manisa F.K.938167--151
    10Sivasspor10381411--134
    11İstanbulspor11381313--122
    12Sarıyer1238157--160
    13Iğdır FK13381311--14-2
    14Vanspor FK14381310--155
    15Boluspor1538146--184
    16Ümraniyespor1638137--18-4
    17Serik Spor1738116--21-31
    18Sakaryaspor1838810--20-27
    19Hatayspor193828--28-69
    20Adana Demirspor203813--34-147
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    1 Mayıs, CumaHatayspor3-1Vanspor FK
    1 Mayıs, CumaBoluspor3-1Serik Spor
    1 Mayıs, Cumaİstanbulspor8-1Adana Demirspor
    1 Mayıs, CumaManisa F.K.5-0Sakaryaspor
    2 Mayıs, CumartesiÜmraniyespor1-4Keçiörengücü
    2 Mayıs, CumartesiBodrum FK0-1Sarıyer
    2 Mayıs, CumartesiBandırmaspor1-0Sivasspor
    2 Mayıs, CumartesiÇorum FK1-1Erzurumspor FK
    2 Mayıs, CumartesiEsenler Erokspor1-1Pendikspor
    2 Mayıs, CumartesiIğdır FK3-3Amed
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Batman Petrolspor136258--353
    2Muğlaspor236219--632
    3Elazığspor336216--945
    4Adana 01 FK4361910--720
    5Şanlıurfaspor536198--920
    6Ankaragücü636189--911
    7İnegölspor7361612--823
    8İskenderunspor836168--126
    9Beyoğlu Yeni Çarşı9361315--810
    10Ankaraspor10361313--1010
    1124 Erzincanspor1136156--156
    12Kastamonuspor1236119--16-12
    13Karacabey Belediyespor1336118--17-9
    14Altınordu1436811--17-26
    15Erbaaspor1536107--19-21
    16Beykoz Anadolu163686--22-29
    17Kepezspor173658--23-45
    18Karaman FK183649--23-56
    19Bucaspor 1928193648--24-38
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    24 Nisan, CumaKaracabey Belediyespor0-1Bucaspor 1928
    25 Nisan, CumartesiBatman Petrolspor6-0Kepezspor
    25 Nisan, CumartesiAnkaragücü4-1İskenderunspor
    25 Nisan, CumartesiAltınordu2-2İnegölspor
    24 ErzincansporKastamonuspor0-3Muğlaspor
    24 ErzincansporŞanlıurfaspor2-1Ankaraspor
    24 ErzincansporKaraman FK3-2Beykoz Anadolu
    24 ErzincansporBeyoğlu Yeni Çarşı3-1Erbaaspor
    # Takım O G B M A Y AV P
    1Sebat Gençlikspor130207--333
    2Yeni Orduspor230184--838
    3Yozgat Bld Bozokspor330176--731
    4Karadeniz Ereğli BSK430169--515
    5Fatsa Belediyespor530154--118
    6Zonguldak Kömürspor630137--1018
    7Pazarspor7301110--9-2
    8Karabük İdman Yurdu830125--13-15
    9Düzcespor930117--12-6
    10Tokat Bld Plevnespor1030106--14-7
    11Orduspor 1967113097--14-16
    12Amasyaspor 1968123096--15-12
    13Artvin Hopaspor133095--16-12
    141926 Bulancak143085--17-30
    15Çayelispor153059--16-21
    16Giresunspor163049--17-22
    Tarih Ev Sahibi Saat / Skor Konuk Takım
    18 Nisan, CumartesiGiresunspor0-1Karabük İdman Yurdu
    18 Nisan, CumartesiArtvin Hopaspor7-31926 Bulancak
    18 Nisan, CumartesiFatsa Belediyespor5-1Çayelispor
    18 Nisan, CumartesiPazarspor1-0Amasyaspor 1968
    18 Nisan, CumartesiYeni Orduspor3-4Zonguldak Kömürspor
    18 Nisan, CumartesiKaradeniz Ereğli BSK5-3Orduspor 1967
    18 Nisan, CumartesiTokat Bld Plevnespor2-0Düzcespor
    18 Nisan, CumartesiSebat Gençlikspor2-3Yozgat Bld Bozokspor
    Son güncelleme: 14.07.2026 18:00:14